Başlık : LOKAL İLERİ EVRE REKTUM KANSERLERİNDE PREOPERATİF VE POSTOPERATİF KEMORADYOTERAPİ
Yazarlar : MERAL KURT
Kurumlar : ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ, RADYASYON ONKOLOJİSİ AD
Yıl : 2000
Anahtar Kelimeler :
Özet : Rektum kanserleri; diyeter faktörler ve çevresel koşullara bağlı olarak sıklığı giderek artan malign hastalıklardan birisidir.

Rektum kanserlerinde ana tedavi yöntemi cerrahidir. Cerrahiye adjuvan olarak ilave edilen radyoterapi ve kemoterapinin, gerek lokal kontrol oranları üzerinde ve gerekse hastalıksız ve toplam sağkalımda olumlu etkileri birçok çalışmada gösterilmiştir.

Ekim 1995-Aralık 1998 tarihleri arasında Uludağ Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı’na başvuran toplam 62 rektum kanserli hastada; preoperatif ve postoperatif kemoradyoterapinin, lokal kontrol oranları, hastalıksız ve toplam sağkalım üzerine olan etkilerini inceleyen bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Hastaların 24’üne preoperatif, 38’ine postoperatif kemoradyoterapi uygulanmıştır. Preoperatif gruba 1.8 Gy fraksiyon dozu ile toplam 50.4 Gy, postoperatif gruba 1.8 Gy fraksiyon dozu ile toplam 59.4 Gy radyoterapi uygulanmıştır. Tüm hastalara radyoterapi ile eşzamanlı olarak 250-300 mg/m2 5-FU, haftada 3 gün, gün aşırı olarak uygulanmıştır.

Hastaların medyan izleme süresi 17 ay olup, değerlendirmeler ve istatistiksel analizler Kasım 1999’da yapılmıştır.

Elde edilen sonuçlara göre; rektum kanserlerinde preoperatif veya postoperatif eşzamanlı kemoradyoterapi uygulamasının kabul edilebilir tedavi toksisitesi ile birlikte, lokal kontrol ve sağkalım avantajı sağladığı, rezeksiyona uygun olamayan ileri evre tümörlerde preoperatif kemoradyoterapi ile tümörde küçülme ve evre düşümü sağlanarak rezeke edilmesinin sağlandığı tespit edilmiştir. Aynı zamanda alt rektum yerleşimli tümörlerde preoperatif kemoradyoterapi ile sfinkter fonksiyonlarını koruyucu cerrahi girişimlerin uygulanması sağlanabilmektedir. Hastalıksız ve toplam sağkalımda yaş, toplam radyoterapi dozu, radyoterapinin preoperatif veya postoperatif uygulanması, metastaz gelişimi ve evrenin önemli olduğu görülmektedir.

Rektum kanserli hastalarda elde edilen bu olumlu etkileri artırabilmek ve hastaların yaşam standardını daha da yükseltebilmek amacıyla, daha geniş hasta sayılarını ve 5-FU’in sürekli infüzyon şeklinde uygulanımını içeren prospektif randomize çalışmaların sonuçlarının değerlendirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.