Anasayfa Üyeler için Kayıt Ol
Arama Yap

Gelecek Dönem Başkanlığı İçin Aday Olacağını Açıklayan Dr. Mert Saynak’ın Yazısı

Radyasyon Onkolojisi Derneği’nin Kıymetli Üyeleri,

Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği, otuz yılı aşkın süredir yalnızca bilimsel gelişimimize yön veren bir kurum değil; aynı zamanda mesleki dayanışmamızın, ortak aklımızın ve kurumsal hafızamızın da en önemli temsilcisidir. Benim için TROD, her şeyden önce bir meslek örgütüdür. Bugün uzmanlık alanımız; hızla değişen bilimsel gelişmelerin yanı sıra eğitim, teknoloji, sağlık politikaları ve mesleki haklar açısından yeni sorumluluklarla karşı karşıyadır. Bu yeni dönemde derneğimizin sahip olduğu güçlü birikimi koruyarak daha ileriye taşıyacak; bilimsel üretimi destekleyen, üyelerini dinleyen, gençlerini karar süreçlerine dahil eden ve mesleki haklarımızı kararlılıkla savunan bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğuna inanıyorum. Bu inançla Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkanlığına aday oldum. İzninizle, bu kararı almama vesile olan mesleki yolculuğumu ve bugüne kadar edindiğim deneyimleri sizlerle kısaca paylaşmak isterim.

Kısaca Kendimi Tanıtmak İsterim

1974 yılında Konya’da doğdum. 1998 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nden (Çapa) mezun oldum ve Radyasyon Onkolojisi uzmanlığımı 2003 yılında aynı fakültede tamamladım. Asistanlık eğitimim boyunca, ülkemizde Radyasyon Onkolojisinin temellerini atan, bilimsel ve kurumsal gelişimine yön veren değerli hocalarla çalışma onurunu yaşadım. Halen aktif çalışma hayatını sürdüren, emekli olan ve aramızdan ayrılarak rahmete kavuşan tüm hocalarıma kalpten minnet ve şükranlarımı sunuyorum. 2004–2005 yılları arasında askerlik görevimi GATA Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı’nda yaptım. 2005 yılından beri görev yaptığım Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı’nda, 2017 yılından bu yana profesör olarak hastalarıma, öğrencilerime ve bilim dünyasına hizmet etmeyi büyük bir onurla sürdürüyorum. Akademik çalışmalarımın yanı sıra, beş yıldır Sağlık Fiziği Anabilim Dalı Başkanlığı görevini de yürütüyorum.

Akademik yaşamım boyunca uluslararası deneyime ve farklı çalışma kültürlerini yerinde tanımaya önem verdim. Bu kapsamda 2009 yılında University of North Carolina at Chapel Hill Lineberger Comprehensive Cancer Center’da (ABD) bir yıl süreyle araştırmacı olarak çalıştım; 2013 yılında ise Universitätsklinikum Erlangen Strahlenklinik’te (Almanya) iki ay süreyle misafir öğretim üyesi olarak bulundum. 2015–2020 yılları arasında da ikişer haftalık sürelerle Universitätsklinikum Schleswig-Holstein Lübeck Kampüsü, Universitätsmedizin Mannheim, Fondazione Policlinico Universitario A. Gemelli IRCCS ve Universitat de Barcelona bünyesindeki Radyasyon Onkolojisi merkezlerine akademik ziyaretler gerçekleştirdim. Bu ziyaretlerde yalnızca farklı klinik uygulamaları ve eğitim modellerini gözlemlemekle kalmadım; yürütülen bilimsel çalışmalara da katkı sundum ve araştırma ekipleriyle birlikte akademik yayınlar hazırlama fırsatı buldum.

UNC’de Prof. Dr. Lawrence B. Marks’tan bilim üretme cesaretini ve bilimsel düşünme kültürünü öğrenirken, Erlangen’de Prof. Dr. Vratislav Strnad’ın kliniğinde disiplinli, sistematik çalışma anlayışına ve radyoterapi ile sistemik tedavilerin bütüncül biçimde yürütüldüğü güçlü akademik ortama yakından tanıklık ettim. Bu deneyimler, bilimin ancak çalışarak, paylaşarak ve birlikte üreterek gelişebileceğini bana bir kez daha gösterdi. Aynı anlayışı ülkemdeki akademik ve klinik çalışma hayatıma da bugün aynı kararlılıkla yansıtmaya devam ediyorum.

Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği bünyesinde uzun yıllardır farklı sorumluluklar üstlendim. İki dönem Toraks Çalışma Grubu Başkanlığı, 2023–2025 yılları arasında TROD Yönetim Kurulu Üyeliği, halen sürdürdüğüm Gastrointestinal Sistem (GİS) Çalışma Grubu Başkanlığı, 2013–2017 yılları arasında Konturlama Kursları eğitmenliği ve 2021 UROK Kongresi Solunum Yönetimi Kursu Başkanlığı görevlerinde bulundum. Bunun yanı sıra, Türk Akciğer Kanseri Derneği (TAKD) ve Akciğer Kanserleri Derneği (AKAD) yönetim kurullarında da görev aldım. Farklı kurumlarda edindiğim deneyimler, uluslararası merkezlerde kazandığım bakış açısı ve dernek çalışmalarındaki sorumluluklarım sayesinde oluşan bu birikimi, derneğimize hizmet etme sorumluluğu olarak görüyorum. Uzmanlık alanımız önemli bir dönüşüm döneminden geçmektedir. Bu birikimi artık derneğimizin bilimsel vizyonunu geliştirmek ve kurumsal kapasitesini daha da ileri taşımak için değerlendirme zamanı geldiğini düşünüyor; Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkanlığına adaylığımı büyük bir heyecan ve umutla açıklıyorum.

Köklü Bir Mirası Koruyarak Geliştirmek

TROD, yıllar içinde büyük emeklerle oluşturulmuş güçlü kurumsal yapılara sahiptir. Çalışma gruplarımızdan eğitim ve değerlendirme programlarımıza, kurslarımızdan ulusal veri tabanlarımıza kadar bugün sahip olduğumuz birçok değer, adı bilinen ya da bilinmeyen meslektaşlarımızın özverili emeği sayesinde ortaya çıkmıştır. Bu emeği veren tüm meslektaşlarımı ve bu süreçte derneğimize başkanlık etmiş değerli hocalarımı saygı ve minnetle anıyor, kendilerine teşekkür ediyorum. Benim anlayışım, bu birikimi değiştirmek değil; güçlü yönlerini koruyarak daha da geliştirmektir. Bu doğrultuda ulusal veri tabanlarımızın güçlendirilmesi, çalışma gruplarımızın etkinliğinin artırılması ve uluslararası alanda ses getirecek çok merkezli TROD projelerinin desteklenmesi için çalışmayı hedefliyorum. TROD'un yalnızca bilimsel toplantılar düzenleyen değil; ulusal konturlama rehberleri, kalite standartları ve iyi klinik uygulama önerileri geliştiren referans bir kurum olmasını önemsiyorum.

 

Genç Uzmanlarımız ve Eğitim

Akademik yaşamım boyunca çok değerli genç araştırma görevlileriyle birlikte çalışmaktan büyük mutluluk duydum. Onların enerjisi, üretkenliği ve heyecanı bana her zaman ilham verdi.

Bugün uzmanlık eğitimine devam eden ya da mesleğinin ilk yıllarında çalışan arkadaşlarımız yalnızca iyi bir eğitim değil, kendilerine güvenen, fikirlerini önemseyen ve önlerini açan bir meslek örgütü bekliyor. Genç uzmanlarımızın ve araştırma görevlilerimizin yalnızca geleceğin yöneticileri değil, bugünün de söz sahibi meslektaşları olduğuna inanıyorum. Bu nedenle, onların karar süreçlerine daha etkin katıldığı, sorumluluk üstlendiği ve bilimsel gelişimlerinin güçlü biçimde desteklendiği bir TROD için çalışmak istiyorum.

Bu doğrultuda, genç uzmanlarımızın yurt dışı eğitim, burs, gözlemci programları ve klinik araştırmalara erişimini kolaylaştıracak kalıcı iş birliklerinin geliştirilmesi için çalışacağım. Konturlama kurslarından güncel tedavi yaklaşımlarına kadar sürekli yenilenen, dijital altyapıyla desteklenen ve tüm üyelerimize eşit erişim sağlayan bir eğitim anlayışının güçlendirilmesini önemsiyorum.

Eğitimin yanı sıra, Radyasyon Onkolojisi; adaptif tedavilerden otomatik konturlamaya, plan optimizasyonundan karar destek sistemlerine kadar hızla dijitalleşen bir döneme girmiştir. Derneğimiz bu dönüşümün gerisinde değil, yön veren kurumlarından biri olmalıdır. Yeni teknolojilerin güvenli, etik ve bilimsel temeller üzerinde klinik pratiğe kazandırılması, üyelerimizin bu alandaki eğitim ve uygulama olanaklarına eşit biçimde erişebilmesi ve ortak dijital üretim kültürünün geliştirilmesi için çalışmayı hedefliyorum.

Önce Bir Meslek Örgütü: Mesleki Haklarımız

Bilimsel üretim, eğitim ve araştırma elbette ve kesinlikle derneğimizin temel görevleri arasındadır. Ancak bir meslek örgütünün başarısı yalnızca düzenlediği kongreler ya da bilimsel faaliyetleriyle değil; üyelerinin özlük haklarını ne ölçüde koruyabildiği, çalışma koşullarının iyileştirilmesine ne kadar katkı sağlayabildiği ve meslektaşlarının sorunlarında ne ölçüde yanında durabildiği ile de değerlendirilmelidir. Bu nedenle mesleki haklarımız derneğimizin öncelikleri arasında ilk sırada yer almalıdır.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında büyük bir vizyonla Şişli Etfal Hastanesi’nde başlatılan ve ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde akademik bir kimlik kazanarak gelişen radyoterapi çalışmaları, bugün uzmanlık alanımızın temelini oluşturan güçlü bir geleneğe dönüşmüştür. Bu birikim yalnızca bilimsel gelişmelerle değil, mesleğimizin saygınlığını korumak ve ileriye taşımak için emek veren kuşakların özverisiyle de şekillenmiştir. Bu anlayış doğrultusunda, mesleki haklarımız konusunda edilgen bir yaklaşımı doğru bulmuyorum. Üyelerimizin özlük haklarının korunması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve mesleğimizin görünürlüğünün güçlendirilmesi için Sağlık Bakanlığı, YÖK, SGK ve ilgili tüm kurumlarla düzenli, kurumsal ve sonuç odaklı bir iletişimin sürdürülmesi; meslektaşlarımızın haklarının bilimsel verilerden güç alan, kararlı ancak her zaman yapıcı bir temsil anlayışıyla savunulması temel ilkem olacaktır.

Bu alanda bugüne kadar büyük emek veren, derneğimizi özveriyle temsil eden tüm meslek büyüklerimize ve yöneticilerimize teşekkür ediyorum; mesleki haklarımızın korunması için gösterilen bu fedakâr çabalar her türlü takdiri hak etmektedir. Ancak bu mücadele, birkaç özverili meslektaşımızın kişisel gayretiyle sürdürülebilecek bir konu değildir. Mesleki haklarımızın savunulmasının; kurumsal hafızası olan, sürekliliği bulunan ve tüm derneğin sahip çıktığı bir politika hâline gelmesi gerektiğine inanıyorum.

Devlet Hizmet Yükümlülüğü sürecinde görev yapan genç meslektaşlarımızın karşılaştıkları altyapı, cihaz, personel ve eğitim sorunlarının yakından takip edilmesi ve bu merkezlerde görev yapan üyelerimizin yalnız bırakılmaması gerekmektedir. Derneğimizin, sahadaki sorunları düzenli olarak ilgili kurumlara ileten ve çözüm süreçlerini takip eden etkin bir temsil mekanizması oluşturmasına katkı sunmayı hedefliyorum.

Güncel radyoterapi tekniklerinin ve bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış uygulamaların geri ödeme sistemlerinde karşılığını bulabilmesi, yalnızca meslektaşlarımızın çalışma koşulları açısından değil, hastalarımızın nitelikli tedaviye erişimi açısından da önem taşımaktadır. Bu nedenle SGK geri ödeme politikalarının bilimsel veriler ışığında güncellenmesine yönelik çalışmalar derneğimizin öncelikli çalışma alanlarından biri olmalıdır. Bu konuda dönemsel girişimlerle yetinmeyi doğru bulmuyorum; TROD bünyesinde sürekli çalışan bir SGK Geri Ödeme Çalışma Grubu'nun kurulmasını ve bu grubun Sağlık Bakanlığı ve SGK ile düzenli iletişim içinde bilimsel raporlar hazırlayan kurumsal bir yapıya dönüşmesini hedefliyorum. Bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış bir tedavi yöntemine hastanın yalnızca geri ödeme engeli nedeniyle ulaşamaması kabul edilebilir bulmadığımı burada özellikle belirtmek isterim.

Brakiterapi, uzmanlık alanımızın vazgeçilmez uygulama alanlarından biridir. Bu alandaki bilgi birikimimizin korunması, uygulamalı eğitim olanaklarının güçlendirilmesi ve merkezlerimizin altyapı ihtiyaçlarının ilgili kurumlar nezdinde bilimsel verilerle desteklenmesi derneğimizin temel sorumlulukları arasında yer almalıdır. Her hastanın, bulunduğu şehirden bağımsız olarak, gerekli olduğunda nitelikli brakiterapi hizmetine erişebilmesi ortak hedefimiz olmalıdır.

Derneğimiz; kamu, üniversite ve özel sağlık kuruluşlarında çalışan tüm üyelerinin ortak meslek örgütüdür. Özel sağlık kuruluşlarında görev yapan meslektaşlarımızın çalışma koşulları, mesleki bağımsızlığı ve kaliteli radyoterapi uygulamalarını sürdürebilmeleri de derneğimizin ilgi alanı içinde olmalıdır. Bu doğrultuda, yönetim kurulu veya danışma kurulu bünyesinde özel sağlık kuruluşlarında çalışan meslektaşlarımızın düzenli olarak temsil edilmesi gerekmektedir. Muayenehane ya da farklı çalışma modellerini tercih eden meslektaşlarımızın karşılaştığı idari ve hukuki sorunların da derneğimiz tarafından yakından izlenmesi ve çözüm süreçlerinde aktif rol alınması gerektiğine inanıyorum.

Her yıl SGK geri ödeme kapsamı, cihaz sayıları, personel durumu, bekleme süreleri ve yeni teknolojilere erişim verilerini derleyen resmi bir "Radyasyon Onkolojisi Etki Raporu"nun yayınlanmasını ve bu raporun ilgili kurumlarla yürütülecek görüşmelerde temel dayanak olarak kullanılmasını hedefliyorum.

Mesleki haklarımızın savunulması, yalnızca bir talep listesi hazırlamakla değil; bilimsel verilerle desteklenen, sürekli çalışan ve ilgili kurumlarla düzenli iletişim kuran kurumsal mekanizmalar oluşturmakla mümkündür.

Eşit, Ulaşılabilir ve Katılımcı Bir Yönetim

Benim yönetim anlayışımda, akademik olarak yoğun bilimsel üretim yapan meslektaşımız ile tüm zamanını hastalarına ayıran meslektaşımız arasında hiçbir değer farkı bulunmadığının bilinmesini istiyorum. Hepimiz aynı mesleğin uzmanlarıyız ve TROD çatısı altında üyeler arasında hiyerarşik bir fark gözetmiyorum. TROD’un her üyesinin; görev yaptığı kurum, akademik unvanı, çalıştığı şehir ya da bilimsel üretim düzeyinden bağımsız olarak aynı saygıyı hak ettiğini ifade etmek istiyorum. TROD’un, tüm üyelerimizin ortak evi olduğunun gönülden hissedilmesini diliyorum.

Her meslektaşımızın görüşü değerlidir. Bir meslek örgütünün görevi; üyelerini dinlemek, anlamak, ortak akılla çözüm üretmek ve her bir üyeye aynı saygıyla yaklaşmaktır. Farklı görüşlerin kurumsal bir zenginlik olduğuna inanıyor; katılımcı, ulaşılabilir ve istişareye dayalı bir yönetim anlayışını benimsiyorum.

Dernek yönetimini büyük şehir merkezlerinden ibaret görmüyorum. Anadolu’daki kamu ve üniversite hastanelerimizin ihtiyaçlarının ve idari güçlüklerinin yerinde görülmesi; derneğimizin kurumsal ağırlığının, üyelerimizin her zaman yanında hissedilen güvenilir bir destek olarak ortaya konması gerekir. Bugün meslektaşlarımız, özellikle de genç üyelerimiz, yalnızca temsil edilmeyi değil; dinlenmeyi, karar süreçlerine katılmayı ve görüşlerinin değer gördüğünü hissetmeyi beklemektedir. Kurumsal güç; sert üsluptan değil, ulaşılabilirlikten, şeffaflıktan ve karşılıklı güvenden beslenir. Bu anlayış doğrultusunda, çalışma gruplarımızın, genç üyelerimizin ve Anadolu’daki tüm merkezlerimizin karar süreçlerine aktif katkı sunabildiği katılımcı bir yönetim yapısını esas alacağım.

Derneğimiz tarafından oluşturulan sosyal medya ve mesajlaşma kanallarının; mesleki duyuruların ve kurumsal bilgilendirmenin yapıldığı resmi iletişim araçları olarak kullanılmasını doğru buluyorum. Bunun dışında üyelerimizin kendi inisiyatifleriyle oluşturduğu iletişim gruplarını ise derneğin ilgi ve müdahale alanı içinde görmüyor; bu platformlara yönlendirici ya da denetleyici bir anlayışla yaklaşılmasını doğru bulmuyorum.

Bugüne kadar bu mesleğin bana kazandırdığı her şey için büyük bir minnet duyuyorum. Şimdi bu birikimi, birlikte emek verdiğimiz derneğimizin geleceğine aktarma zamanı olduğuna inanıyorum. Sizlerin desteğiyle; bilimde güçlü, üyelerinin hakkını kararlılıkla savunan, gençlerini cesaretlendiren ve her üyesinin kendisini bu büyük ailenin değerli bir parçası olarak hissettiği bir TROD'u birlikte inşa edebiliriz.

TROD hepimizin evi, birlikte üretelim, birlikte yönetelim.

Sevgi ve saygılarımla,

 

Prof. Dr. Mert Saynak

TROD Başkan Adayı

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi

Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi